Unutmadık | Unutmayacağız | Hep Hatırlayacağız  #unutmayacağız | Kimler Geldi Kimler Geçti….. Unutmadık | Unutmayacağız | Hep Hatırlayacağız #unutmayacağız | Kimler Geldi Kimler Geçti…..

17-Oct-2018
Toplam: 1851 biyografi

Mart Ayında Kaybettiklerimiz

Kategori M
Dogum Tarihi 00.03.0000
Ölüm Tarihi 00.03.0000
Öleli tam 17 gün 7 ay 2018 yil Olmus :(
Görüntülenme: 856
Paylaş

Biyografisi


Suavi TEDÜ (Tiyatro ve Sinema Sanatçısı 50. ölüm yıldönümü)

22.02.1915’de İstanbul’da doğup, 26.03.1959’da İstanbul’da ölen Suavi Tedu İstanbul Güzel Sanatlar Akademisini bitirmiştir. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü ve Güzel Sanatlar Akademisinde okumuştur. 1937 de Şehir Tiyatrosuna girip, 1939 da Faruk Kenç’in yönettiği “Taş Parçası” filmi ile oyunculuğa başlamıştır. Masum ve parlak fiziği ile Türk sinemasının ilk jönü olmuştur.1949 da “Zehirli Şüphe” adlı ilk filmini yönetmiştir. Diğer yönettiği filmler, “Leylaklar Altında”, “Yaprak Dökümü”, “Köyün Çocuğu” ve diğer filmlerdir. 1958 de çektiği son filmi, “Yaprak Dökümü” bütün çekimlerin en güzeli olarak kabul görmüştür 1951 de Sami Ayanoğlu’nun yönettiği “Allahaısmarladık” filmindeki yüzbaşı İzzet karakteri hayli dikkat çekmiştir. Rol aldığı başlıca filmler: “ Cinci Hoca”, “Leylaklar Altında”, “Son Buse”, Kıskanç”, “Tosun Paşa” dır.

Cevat Fehmi BAŞKUT

1905’te Edirne’de doğdu. 15 Mart 1971’de İstanbul’da yaşamını yitirdi. Oyun yazarı ve gazeteci. Eyüp Rüşdiyesi ve İstanbul Sultanisi’nde (İstanbul Erkek Lisesi) öğrenim gördü. Kurtuluş Savaşı yıllarını Ankara’da geçirdi. TBMM Basımevi’nde düzeltmenlik yaptı. Meclis’te zabıt katibi olarak çalıştı. 1928-1963 arasında Vakit, Son Saat, Son Posta, Cumhuriyet gazetelerinde muhabirlik, yazarlık, yazı işleri müdürlüğü yaptı. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevinde bulundu.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Gazetecilik Enstitüsü’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. “Geceleri Bizi Kimler Bekliyor” adlı bir röportaj kitabı ve birkaç roman denemesi var.

İlk oyunu “Büyük Şehir” 1942-1943 sezonunda İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelendi ve büyük ilgi gördü. Bu ilgi üzerine çalışmalarını tiyatroda yoğunlaştırdı. Hemen her yıl yeni oyunlar yazdı. Türkiye’de Cumhuriyetten sonra ortaya çıkan değişimleri mizah unsurlarını kullanarak anlattığı oyunları yaygın bir ün kazandırdı. Biçim denemelerine de giriştiği oyunlarında bütün toplum katlarından ve her çevreden insanı tiplemeye çalıştı.

Dış ülkelerde oyunu sahnelenen ilk Türk yazarı unvanını aldı.

ESERLERİ

OYUN:
BüyükŞehir (1942)
KüçükŞehir (1946)
KocaBebek (1947)
Paydos (1948)
SanaReyVeriyorum (1951)
Kadıköyİskelesi’nde (1953)
Harput’taBirAmerikalı (1955)
Hacıyatmaz (1960)
Göç (1962)
BuzlarÇözülmeden (1964)
Emekli (1967)

ÖDÜLLERİ:
1948 İnönü Tiyatro Armağanı Küçük Şehir oyunuyla.

İbnürrefik Ahmet NURİ

Tiyatro yazarı İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci 6 Mart 1935′ de Ankara’da öldü. En sevdiği oyunu Sekizinci’yi soyadı olarak alan Ahmet Nuri, Ankara Halkevi Tiyatrosu’nda rejisörlük yapıyordu. 1874’te İstanbul’da doğan İbnürrefik Ahmet Nuri Galatasaray’dan mezun olduktan sonra Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği’nde ve Karantina İdaresi’nde çalıştı. Bu idarenin Lozan Antlaşmasıyla dağılması üzerine muhasebe müdürlüğünden emekli oldu. Yapıtlarının birçoğu Fransızca oyunlardan uyarlama ve aktarma olmakla birlikte günlük dili çok iyi kullandığından asıllarından daha canlı ve başarılı olmuştu. Ahmet Nuri’nin en tanınmış oyunu, Alfred Savoir’ın La Huiteme Femme de Barbe-Bleu (Mavi Sakalın Sekizinci Karısı) adlı oyunundan uyarladığı Sekizinci (1922) idi. Bundan başkan Hisse-i Şayia, Ceza Kanunu, Nurbaba, Şeriye Mahkemesinde, Belkıs, Himmet’in Oğlu, Hoşkadem Gebe ve Son Altes gibi oyunları sahnelenmiştir. Bir komedi ve vodvil ustası olan Ahmet Nuri 1932’de Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin’le birlikte Kelebek adlı bir mizah dergisi çıkarmıştı.

Prof. Dr.Bedrettin TUNCEL (1910,Giresun-19 Mart, 1980), Türk Edebiyatçı

Lyon Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi. Fransız Dili Profesörü ve Edebiyatı, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyeliği ve Dekanlığı, daha sonra DTCF Tiyatro Bölümüne dönüşecek olan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Enstitüsü Kurucu Başkanlığı, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Tarihi Öğretim Üyeliği, UNESCO Milli Komite Başkan Vekilliği, Kurucu Meclis Bakanlar Kurulu Üyeliği (6 Ocak 1961 – 25 Ekim 1961), Milli Eğitim Bakanlığı yapmıştır.

Hüseyin Rahmi GÜRPINAR (d. 17 Ağustos 1864, İstanbul – 8 Mart 1944, İstanbul 65. ölüm yıldönümü)

Yazar. İstanbul’da doğdu. Babası Plevne savunmasında Gazi Osman Paşa’yla birlikte Ruslara esir düşen Hünkâr yaveri Mehmed Said Paşa’dır. Üç yaşında annesini kaybetti; çocukluğunu anneannesinin ve teyzesinin yanında Ansaray’da bir konakta geçirdi. Babasıyla kısa süre Girit’e de gitti. Ağakoşusu mahalle mektebine, Mahmudiye Rüştiyesi sıbyan kısmına, devlet dairelerine kâtip yetiştiren Mahrec-i Aklâm’a devam etti. 1878’de Mülkiye Mektebine girdi; hastalığı yüzünden ikinci sınıftan ayrıldı. Adliye ve Nâfıa nezaretlerinde kısa süreli memurluklarda bulundu. 1908’den sonra hayatını kalemiyle kazandı. Kütahya milletvekili olarak TBMM’ne girdi (1935-1943). Hayatının son 30 yılını Heybeliada’da geçirdi. Hiç evlenmedi.

İlk yazısı ‘Bir Genç Kızın Âvâze-i Şikâyeti , Ceride-i Havadis’te yayınlandı (1884). İlk romanı Şık, Ahmed Midhat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat’inde tefrika edildi (1886). Sonra gazeteye maaşlı girdi. 1894’te İkdam’da çalışmaya başladı. 1908’de Ahmed Rasim’le birlikte Boşboğaz ile Güllabi adlı haftalık bir mizah dergisi çıkardı (36 sayı, 24 Temmuz 1908-1 Aralık 1908). Daha sonra kısa aralıklarla Sabah ve Vakit gazetelerinde çalıştı.
Hiçbir edebî topluluğa katılmayan Hüseyin Rahmi 60 kadar eser yayımladı. Yaşadığı devrin insanlarının hayatını, inançlarını, kavgalarını, gülünç hâllerini eserlerine aksettirdi. Özellikle sosyal problemleri, bâtıl inançları, yanlış batılılaşmanın toplum hayatında yarattığı sarsıntıları başarılı bir şekilde işledi. Zengin bir halk dili kullanmıştır.

Romanları: Şık (1889), İffet (1896), Mutallâka (1898; Evlat Hatırı adıyla, 1961; Boşanmış Kadın adıyla, 1971), Mürebbiye (1899), Bir Muadele-i Sevdâ (1899), Metres (1899), Tesâdüf (1900), Nîmetşinas (1902), Şıpsevdi (1911), Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç (1912), Sevdâ Peşinde (1912), Gulyabanî (1912), Cadı (1912), Hakka Sığındık (1919), Toraman (1919), Hayattan Sayfalar (1919), Son Arzu (1922), Tebessüm-i Elem (1923; Acı Gülüş adıyla, 1967), Cehennemlik (1924), Efsuncu Baba (1924), Meyhânede Hanımlar (1924), Ben Deli Miyim? (1925), Tutuşmuş Gönüller (1926), Billûr Kalp (1926), Evlere Şenlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu? (1927), Muhabbet Tılsımı 1928), Mezarından Kalkan Şehit (1928), Kokotlar Mektebi (1929), Şeytan İşi (1933), Utanmaz Adam (1934), Eşkıya İninde (1935), Kesik Baş (1942), Gönül Bir Yeldeğirmenidir, Sevda Öğütür (1943), Ölüm Bir Kurtuluş mudur? (yazılışı: 1931, yayını: 1945), Dirilen İskelet (Yazılışı: 1923, yayını: 1946), Dünyanın Mihveri Kadın mı Para mı? (Yazılışı: 1934, yayını: 1949), Deli Filozof (Yazılışı: 1932, yayını: 1964), Kaderin Cilvesi (Başımıza Gelenler) (Tefrika: 1925, yayını: 1964), Can Pazarı (Yazılışı: 1923, yayını: 1968), İnsanlar Maymun muydu? (Tefrikası: 1934, yayını: 1968), Namuslu Kokotlar (Tefrikası: 1929, yayını: 1973), Ölüler Yaşıyor mu? (Yazılışı: 1932, yayını: 1973), Hikâyeleri: Kadınlar Vâizi (1920), Namuslu Açlık Meselesi (1933), Katil Buse (1933), İki Hödüğün Seyahati (1933), Tünelden İlk Çıkış (1934), Gönül Ticareti (1939), Melek Sanmıştım Şeytanı (1943), Eti Senin Kemiği Benim (Hikâyeleri-sohbetleri, 1963). Oyunları: Hazan Bülbülü (1916), Kadın Erkekleşince (1933), Tokuşan Kafalar (Yazılışı: 1923, yayını: 1973), İki Damla Yaş (1973). Diğer eserleri: Müntehabat-ı Hüseyin Rahmi (3 cilt, gazete yazıları, 1889), Cadı Çarpıyor (Tartışmalar, 1913), Şekavet-i Edebiye (Tartışmalar, 1913), Sanat ve Edebiyat (H. Adnan Önelçin derledi, 1972), Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Mektupları ve Tiyatroları (Abdullah-Gülçin Tanrınınkulu, 1998). Çevirileri: 113 Numaralı Cüzdan (Emile Gaboriau’dan, 1889), Bir Kadının İntikamı (E. Gaboriau’dan, 1891), Batinyollü İhtiyar: Bir Polis Memurunun Hatıralarından (E. Gaboriau’dan, 1891), Paris’te Bir Teehhül (Arnold ve Jules Claretie’den, 1892), Frederick ile Bernerette (Alfred de Musset, 1897), Biçare Bakkal (P. De Kock, 1902).

Bekir Sıtkı KUNT (1905-1959-50.ölüm yıldönümü)

Hukukçu ve yazar. İlk ve ortaöğrenimini Antakya’da yaptı. Yükseköğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı (1928). O yıllarda Vakit gazetesinde başladığı gazeteciliği, 1930’a kadar sürdü. Düzce, Uşak ve Aydın’da yargıçlık yaptı. 1938’de Hatay Meclisi’ne milletvekili olarak girdi. Yeni Gün gazetesinde başyazıları yayımlandı. Hatay’ın Türkiye’ye katılmasından sonra da TBMM’ye iki dönem Hatay milletvekili seçildi (1939-1943). 1946’da mesleğine dönerek, Asliye Ceza Yargıçlığı yaptı. Yazarlığa gazetecilikle başlayan Kunt, ilk öyküsünü 1924’te Yeni Adam gazetesinde yayımladı.

1930’dan sonra Vakit gazetesi eklerinde yayınlanan yüze yakın öyküsüyle ün kazandı. Sonraları, Uyanış, Varlık, Adımlar, Yurt ve Dünya ve Yeditepe dergilerinde de öyküleri yayınlandı. Gözlem ve gerçeğe bağlı öykülerinde köylü ve kasabalıların, İstanbul’un sıradan insanlarının olağan yaşantılarını şakacı bir biçimde anlattı. Konularını daha çok mahkemeler, devlet daireleri gibi iyi bildiği çevrelerden seçti.
Yapıtlarından bazıları:

Memleket Hikayeleri (1933)
Talkınla Salkım (1937)
Herkes Kendi hayatını Yaşar (1941)
yataklı Vagon Yolcusu (1948)
Ayrı Dünya (1952) adlı öykü kitapları vardır.
Halk öyküsü “Arzu ile Kamber”i günümüze uyarlayarak yayınladı (1940).

Salah BİRSEL (1919-10 Mart 1999-10.ölüm yıldönümü)

Asıl adının Ahmet Selahattin olduğunu söyleyen Birsel 1919 yılında Bandırma’da doğmuş, ortaöğretimini İzmir Erkek Lisesi’nde (1937) yapmış, yüksek öğrenimini ise İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümü’nde tamamlamıştır (1948). Birsel, fakülteye gittiği yıllarda Nişantaşı Ortaokulu’nda başladığı Fransızca öğretmenliğine (1943) mezun olduktan sonra da bir süre devam etmiştir. Burhan Arpad’la ABC Yayınevini kurmuş, sonradan İhsan Devrim’in de ortak olduğu bu yayınevi, tek parti iktidarının kışkırttığı faşist ve uluscu öğrencilerin ünlü Tan gazetesini tahrip ettikleri olaylar sırasında yıkılmıştır. 1942 yılında İnkılâpçı Gençlik dergisinde yayımlanan “Bulut Geçti” adlı şiiri yüzünden, aile kurumunu yerdiği gerekçesiyle mahkemeye verilmiş ve iki yıl süren dava sonunda beraat etmiştir. Birsel öğretmenlikten ayrıldıktan sonra Ankara ve İstanbul’da iş müfettişliği, kitaplık müdürlüğü gibi çeşitli görevlerde bulunmuştur. Birsel Türk Dil Kurumu Yayın Kolu Başkanlığı da yapmıştır (1960-1973). Salâh Birsel Ankara Üniversitesi Basım Evi Müdürü görevinde iken emekli olmuştur. (1972)

Edebî yaşamı: Yazın alanına Gündüz dergisinde yayımlanan (1937) şiirleriyle erken yaşlarda giren Birsel, daha sonraki yıllarda İnkılâpçı Gençlik dergisinde yazmış, Sokak, İnsan, Yenilikler gibi ya kendisinin çıkardığı ya da yayımına doğrudan katıldığı dergilerde yer almıştır. 1940’ların yeni Edebiyat hareketi içinde aktif rol üstlenen Birsel, Garip Şiiri’nden farklı bir yol arayan şiirleriyle dikkati çekmiş, ama ilgisi giderek şiirden düzyazıya ve asıl anlamda denemeye kaymıştır.

“Keçi Çobanı Kuzu Çobanı” adlı denemesiyle 1970 TRT Deneme Başarı Ödülü’nü, Şiir ve Cinayet adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu Deneme-Eleştiri-Gezi Ödülü’nü (1976), Paf ve Puf adlı kitabıyla da İş Bankası-Deneme-Eleştiri Büyük Ödülü’nü (1982), Yaşlılık Günlüğü kitabıyla da Sedat Simavi Edebiyat Ödülü’nü (1986) kazanmıştır.

Yapıtları
Şiir:
Dünya İşleri (1941), Hacivatın Karısı (1955), Ases (1960), Kikirikhane (1961), Haydar Haydar (1962), Köçekçeler (1980), Bütün Şiirleri (1986)

Roman:
Dört Köşeli Üçgen (1961)

İnceleme / Araştırma:
Şiirin İlkeleri (1952), Rüştü Onur (1956), Sen Beni Sev (1957), Fransız Resminde İzlenimcilik (1967), Goethe (1972), Seyirci Sahneye Çıkıyor (1989)

Deneme:
Kendimle Konuşmalar (1972), Seyirci Sahneye Çıkıyor (1975), Kurutulmuş Felsefe Bahçesi (1979), Paf ve Puf (1981), Halley Kimi Kurtarır (1981), Amerikalı Tolstoy (1982), Bir Zavallı Sarı At (1985), Yapıştırma Bıyık (1985), Şişedeki Zenci (1986), Asansör (1987), Kediler (1988), Hafiyeler Önde Gider (1991), Nezleli Karga (1991), Yalnızlığın Fırınlanmış Kokusu (1992), Tarih / Salâh Bey Tarihi: Kahveler Kitabı (1976), Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu (1976), Boğaziçi Şıngır Mıngır (1980), Sergüzeşt-i Nono Bey (1982), İstanbul – Paris (1983), Günlük (1955), Kuşlar Örtünmek (1976), Hacivat Günlüğü (1982), Yaşlılık Günlüğü (1986), Aynalar Günlüğü (1988), Bay Sessizlik (1990), Gece Yarısı Mektupları (1991)

Birsel’in J. Janet (Hizmetçiler), M. Jacob (Genç Bir Şaire Öğütler), M. Duras (Bütün Gün Ağaçlarda) gibi bir çok yazardan yaptığı çevirileri de bulunmaktadır.

Cenap ŞAHABETTİN (1870 – 1934-75. ölüm yıldönümü)

Servet-i Fünun dönemi şair ve yazarıdır. 1870’te Manastır’da doğdu. Babasının Plevne’de şehit düşmesinden sonra ailesiyle İstanbul’a geldi. İlköğrenimini Tophane’deki Fevziye Mektebi’nde yaptı. Gülhane Askeri Rüşdiyesi ‘ni bitirdi. Tıbbiye İdadisi ‘nden sonra Askeri Tıbbiye ‘den mezun oldu. Hekim yüzbaşı oldu.

Paris’te 4 yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurda döndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde’de karantina hekimliği, sıhhiye müfettişliği yaptı. 1914’te emekliye ayrıldı.

Darülfünûn ’da Türk Edebiyatı Tarihi dersleri okuttu. Kurtuluş Savaşı sırasında Kuva-yı Milliye’ye karşı olumsuz tutumu nedeniyle öğrencileri tarafından istifaya zorlandı. Daha sonra Cumhuriyeti destekledi ama yalnızlıktan kurtulamadı.

İlk şiiri 1885’te daha öğrencilik yıllarında Saadet gazetesinde yayımlandı. Önceleri Muallim Naci’nin etkisiyle divan türü şiirle uğraştı. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem ve Abdülhak Hamit Tarhan’dan etkilenerek Batı tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlandı. Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikte Servet-i Fünun edebiyatının üç önemli isminden biri oldu. Gelenekçi şairlerin en çok saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünun’cuların tersine bireysel şiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide’nin en aşırı örneklerini verdi. Şiire “nesir-musikisi” dedi. Şiirlerinde kullandığı “Sâât-i semenfâm”, “çeng-i müzehhep”, “nay-i zümürrüt” gibi deyimler, imgeler döneminin sanat dünyasında önemli tartışmalar yarattı. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu. Bu tarzda yazdığı en iyi iki örnek: “Yakazat-ı Leyliye” ve “Elhan-ı Şita” şiirleridir. 12 Şubat 1934’te beyin kanaması nedeniyle İstanbul’da yaşamını yitirmiştir. Kabri Bakırköy’dedir.

Eserleri
Şiir
• Tâmât(1887)
• Seçme Şiirleri (1934, ölümünden sonra)
• Bütün Şiirleri (1984, ölümünden sonra)
• ˜Terâne-i Mehtap’

Tiyatro
• Körebe (1917)
• Küçük Beyler
• Yalan

Düzyazı
• Hac Yolunda (1909)
• Evrak-ı Eyyam (1915)
• Afak-ı Irak (1917)
• Avrupa Mektupları (1919)
• Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918)
• Vilyam Şekispiyer(1932)
• Tiryaki sözleri (ÖZDEYİŞLER)

Kerime Nadir AZRAK (İstanbul – 1917-İstanbul – 1984-25. ölüm yıldönümü)

5 şubat 1917’de İstanbul’da doğan Kerime Nadir’in soyadı Azrak. Saint Joseph Kız Lisesi’ni bitirdi (1935), ayrıca özel dersler aldı. İlk şiir ve öykülerini “Servetifünun-Uyanış” ve “Yarımay” dergilerinde yayımladı. Aşk ve serüven konulu öykü ve romanları “Yedigün”, “Aydabir” ve “Hayat” gibi dergilerde ve bazı gazetelerde tefrika edildi.

Döneminin çok okunan romancılarından biri olan Kerime Nadir, neden aşk romanları yazdığını bir röportajında şöyle açıklar: “Hayatta üzerime en fazla tesir eden ve beni yazmaya sevk eden amil, insanların aşk konusundaki vefasızlığı, egoizmi, anlayışsızlığı olmuştur.” Kerime Nadir’i kimi eleştirmenler “Yazarlığını topluma ve gerçeklere sırt çevirerek kendi dünyasında sürdürmekle” eleştirmiştir. Kimi eleştirmenlerse yazdığı romanların geniş yığınlar tarafından kabul görmesi nedeniyle onu “halka okuma sevgisi aşıladığı ve okuyucuyu gerçekçi romanlara hazırladığı için” dikkate değer bulmuştur.

Kerime Nadir’in “Posta Güvercini” adlı romanı Fransızca’ya çevrilmiş, kırkın üzerindeki romanı iki yüzden fazla baskı ve beş milyondan fazla satış yapmıştır. Eserlerinden bazıları filme de alınmıştır.

Romanları: Yeşil Işıklar (1937), Hıçkırık (1938), Günah Bende mi? (1939), Seven Ne Yapmaz? (1940), Samanyolu (1941), Funda (1943), Gelinlik Kız (1943), Aşka Tövbe (1945), Uykusuz Geceler (1945), Balayı (1946), Kahkaha (1946), Solan Ümit (İlk baskı tarihsizdir), Ormandan Yapraklar (1948), Aşk Rüyası (1949), Posta Güvercini (1950), Ruh Gurbetinde (1953), Pervâne (1955), Esir Kuş (1957), Kırık Hayat (1957), Sonbahar (1958), Aşk Bekliyor (1959), Gümüş Selvi (1960), Karar Gecesi (1973). Hikâyeleri: Mücrim (1943). Hatıraları: Romancının Dünyası (1981).

Fecri EBCİOĞLU ;(d.2 Mart 1927, İstanbul ö. 6 Mart 1989-20.ölüm yıldönümü)

Türk Besteci, şarkı sözü yazarı aranjör, DJ ve şarkıcı. 1960’lı yıllarda Türk popüler müziğine, yabancı kökenli şarkılara yazdığı Türkçe sözlerle ve özgün yapıtlarıyla damgasını vurmuştur.

RESSAM Cihat BURAK (İstanbul, 1915 – İstanbul 1 Mart 1974-35.ölüm yıldönümü)

Ortaöğrenimini Galatasaray Lisesi’nde tamamladı. 1937 – 1943 yılları arasında İDGSA Mimarlık Bölümü’nde okudu. 1953 – 1955 ve 1961 – 1965 yılları arasında, Paris’te resim çalışmaları yaptı. 1957’de İstanbul’da ( Beyoğlu Şehir Galerisi) ilk kişisel sergisini açtı. Resim çalışmalarının yanı sıra, öykü dalında yapıtlar verdi.

Tarihsel olaylara ve yaşanan güncel gelişmelere, kendine özgü esprili bir yöntemle eğildiği resimlerinde, uysal ama derinlikli bir anlam, katışıksız ve saf bir gözlem gücü sezilir. Eleştiri ve alay, incelikli bir anlatımla beslenir. Resim sanatı adına öğrendiklerini ve bildiklerini, tümüyle unutarak, spontan ve içtenlikli bir üslubu geliştirmekten yana çaba gösterir.

http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-79616/mart.html

Yorum

Yorum

Kategori:M
Yorum (0)
Etiketler: , |

<< Yeni Biyografi | Eski Biyografi >>
Benzer Biyografiler
Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Görüntülenme: Tar?k ?im?ek= 121500, Boran Kaya= 112519, Mimar Sinan= 111682, Taner ?ener= 111208, Tar?k Grcan= 18003, Latife Saruhan= 16918, Sevim ?engl= 16771, nal Grel= 16478, Ferdi Tayfur= 16195, Ali ?en= 15899, Ayd?n Babao?lu= 15740, Derya Arba?= 15731, Cumhuriyetin alt?n kad?nlar?= 15582, Mehmet ?brahim Kurt= 15045, Kaz?m Kartal= 14929,

@Genel, Akademisyen, Devlet Siyaset, Edebiyat Tarih Sanat, İş adamı, Müzik, Olaylar, Sinema Tiyatro, Spor, Yazılı ve Görsel Basın,

Bu ay neler olmuş |iletişim | Biyografi öner | Bağış >>