Unutmadık | Unutmayacağız | Hep Hatırlayacağız  #unutmayacağız | Kimler Geldi Kimler Geçti….. Unutmadık | Unutmayacağız | Hep Hatırlayacağız #unutmayacağız | Kimler Geldi Kimler Geçti…..

17-Jan-2018
Toplam: 1848 biyografi

Nisan Ayında Kaybettiklerimiz

Kategori N
Dogum Tarihi 00.04.0000
Ölüm Tarihi 00.04.0000
Öleli tam 17 gün 9 ay 2017 yil Olmus :(
Görüntülenme: 747
Paylaş

Biyografisi


İlk Türk Basın Şehidi: Hasan FEHMİ (100. ölüm yıldönümü)

6 Nisan 1909 Serbesti gazetesinin başyazarı olan Hasan Fehmi, siyasal bilgiler eğitimini tamamladıktan sonra Paris ve Mısır’da yaşadı. II. Meşrutiyet’in ilanı ile İstanbul ‘a dönen Hasan Fehmi, gazetesinde ittihatçıların yanlış uygulamalarını eleştirmeye başlaması sebebiyle tehdit edildi. Buna rağmen “İttihat ve Terakki’nin fenalığı açlıktan da, kıtlıktan da, koleradan da daha fazla tahribat yapmaktadır” diyerek yazdıklarını daha da şiddetlendirdi. Tehditlerin Hasan Fehmi’yi susturamayacağını anlayan İttihatçılar, çareyi onu öldürmekte buldular. 1909 yılında Galata Köprüsü’nden geçerken kurşunlanan Hasan Fehmi’nin ölüm haberi Serbesti gazetesinin ilk sayfasında “Basın özgürlüğünün ilk kurbanı, ömrünü sürgünlerde geçirmiş olan özgürlük savaşçısı Hasan Fehmi Bey’in ruhuna Fatiha…” olarak duyuruldu.

Remzi Oğuz ARIK (55. ölüm yıldönümü)

1899, Adana İli Kozan ilçesi, Kabaktepe köyü doğumludur. Çocuk yaşlarında ailesi ile birlikte, Kozan ilçesinden, Selanik’e göç etmek zorunda kalmıştır. Eğitim hayatına ilk olarak “İzmir Parasız Yatılı İdadisi”nde başlamıştır. Çocukluk ve gençlik yıllarında büyük sıkıntılar ve yokluklar çektiği halde, çok genç yaşta I. Dünya savaşına katıldığı bilinmektedir.

I. Dünya Savaşı sonrası “İstanbul Mercan İdadisi”, “İzmit Sultanisi” ve “İstanbul Muallim Mektebi” inde eğitim hayatına devam etmiştir. Bir Müddet “Galatasaray Lisesi” nde öğretmenlik yaptıktan sonra, 1926 yılında Devlet adına Fransa’da “Sorbonne Üniversitesi”nde Sanat Tarihi eğitimi, “Louvre Arkeoloji Enstitüsü”nde Arkeoloji öğrenimi görmüştür.

Daha sonra Türkiye’ye döndüğünde “Maarif Vekaleti Arkeoloji Müdürlüğü”ne atanmıştır. 1930-1942 arası Ankara DTCF ve İlahiyat Fakültesinde öğretim üyeliği yapmış, Göllüdağ, Alacahöyük, Çankırıkapı, Karaoğlan, Hacılar, Alaettintepe ve Bitik kazılarına katılmıştır. 1939 yılında profesör olmuştur.

Hatay ve Manisa Müzelerinin kurulmasında öncülük yapmış, ayrıca Anadolu Medeniyetleri Müzesinde Müze Müdürlüğü görevini de üstlenmiştir.

1950’de DP Seyhan milletvekili seçilmiştir. 1952’de Türkiye Köylü Partisi’ni kurmuştur. Eserlerini Oluş, Çığır, Millet, Hareket dergilerinde yayınlamıştır. Adana’dan Ankara’ya gitmek için bindiği uçağın havada infilak etmesi ile 3 Nisan 1954’de hayatını kaybetmiştir.

Hazım KÖRMÜKCÜ Gerçek adı Kazım Körmükçü (d. 1898 – İstanbul, ö. 1 Nisan 1944 – İstanbul 65. ölüm yıldönümü) Tiyatro ve Sinema Sanatçısı

Beyoğlu’nda doğan Hazım Körmükçü, Şemsülmekatip ve Kabataş Lisesini bitirdi. Türkiye’nin ilk Tiyatro Sanatçılarındandır. Belediye Meclisi’nde çalıştı. Babasının Muzıka-yı Hümayun’da solfej öğretmeni olmasından kaynaklı müzik yeteneğiyle, birçok enstrumanı çalabiliyordu. Karagöz oynatmayı da öğrenen sanatçı, tiyatroya ilgi duyarak, Benliyan Tıyatro Kumpanyası’nda yardımcı oyuncu olarak çalışmaya başladı. 1917 yılında Darülbedayi’de yer aldı. Ferah Tiyatrosu, Raşit Rıza Topluluğu ve Milli Tıyatro`da çalıştı. Operetlerde rol aldı. 1932 yılında kamera karşısına geçti. Muhsin Ertuğrul’un filmlerinin çoğunda rol aldı. Bir dönem Milli Piyango bileti satıcılığı yaptı. Bir film yönetmiş ve bir sinema filmi senaryosu yazmıştır. İstanbul’da zatürreden öldüğü zaman cenazesine 5.000’den fazla seveni katıldı. İstanbul Şehir Tiyatroları Hazım Körmükçü’nün ölümüyle iki gün süreyle perdelerini kapalı tutmuştur. Sanatçının torunu da kendisiyle aynı adı taşır (torun Hazım Körmükçü) ve bugün dedesi gibi oyuncudur.

Filmografisi
• Domaniç Yolcusu / Unutulan Sır – 1946
• Nasreddin Hoca Düğünde – 1943
• Kahveci Güzeli – 1941
• Akasya Palas – 1940
• Bir Kavuk Devrildi – 1939
• Tosun Paşa – 1939
• Allahın Cenneti – 1939
• Aynaroz Kadısı – 1938
• Aysel Bataklı Damın Kızı – 1935
• Aysel Bataklı Damın Kızı – 1934
• Milyon Avcıları – 1934
• Düğün Gecesi (Kanlı Nigar) – 1933
• Karım Beni Aldatırsa – 1933
• Söz Bir Allah Bir – 1933
• Leblebici Horhor Ağa – 1933
• Bir Millet Uyanıyor – 1932
• İstanbul Sokaklarında – 1931
• Kaçakçılar 1929
• Ankara Postası – 1928

Sabahattin Kudret AKSAL

5 Mart 1920’de İstanbul’da doğdu. 19 Nisan 1993’te İstanbul’da yaşamını yitirdi.

1937’de Özel Işık Lisesi’nden mezun oldu. 1943’te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. 1943-1948 arasında İstanbul’da çeşitli liselerde felsefe dersleri verdi. 1940’da kısa bir süre iş müfettişliği yaptı. İstanbul Konservatuarı Müdürlüğü, Belediye Yazı İşleri Müdürlüğü, Belediye İktisat Müfettişliği görevlerinde bulundu. 1961’de Şehir Tiyatrosu Müdürü oldu. Belediye Konservatuarı Estetik ve Psikoloji Öğretmenliğinden emekli oldu. İlk şiiri 1938’de Varlık Dergisinde, ilk öyküsü 1940’ta Küllük Dergisinde çıktı. İlk oyunu Evin Üstündeki Bulut 1948’de oynandı. 1940’lardaki yeni edebiyat hareketi içinde yer aldı. Günlük yaşamın, küçük ayrıntıların avareliklerin şairi oldu. Cahit Sıtkı Tarancı etkisiyle hece vezni ve uyak kullandığı ilk dönem şiirlerinden sonra Garip Akımı ve Orhan Veli’ye yakınlaştı. 1976 sonrasında ise yalınlığı elden bırakmadan dilde derinlik arayışına başladı. Uyak tekrar şiirinin köşetaşı oldu. Bu dönemde Garip’ten de uzaklaşıp İkinci Yeni havasına girdi. Kendisine özgü bir biçimde insan-doğa ilişkisine felsefe düzleminde yaklaştı. Şiirlerinde kent insanlarının gündelik ilişkilerini, saçmalıklarını, çatışmaya varan tartışmalarını ele aldı. Öykü ve oyunlarında ise psikolojik öğeleri ve biçim arayışlarını öne çıkardı. Çeviriler ve sanat üzerine yazılar da yayınladı.

Eserleri
Şiir
Şarkılı Kahve (1944,) Gün Işığı (1953,) Duru Gök (1958), Bir Sabah Uyanmak (1962), Elinle (1962), Eşik (1970), Çizgi (1976), Şiirler (1979, toplu şiirler) Zamanlar (1982), Bir Zaman Düşü (1984,) Şiirler (1988, toplu şiirler) Buluşma (1990,) Batık Kent (1993, ölümünden sonra, son şiirleri) bir gün İstanbul

Öykü
Gazoz Ağacı

Oyunlar
Evin Üstündeki Bulut (oynanışı: 1948), Şakacı (1952), Bir Odada Üç Ayna (1956,) Tersine Dönen Şemsiye (1958), Kahvede Şenlik Var (1966), Kral Üşümesi (1970,) Bay Hiç – Sonsuzluk Kitapevi (1981), Önemli Adam (1983)

Deneme
Geçmişle Gelecek (1978) Ayrıca, Paul Éluard ve Charles Baudelaire’den şiirler çevirdi.

Ödülleri
1999- İstanbul’u Dinliyorum 1955 Sait Faik Armağanı. Gazoz Ağacı’yla (Haldun Taner ile paylaştı) 1957 Türk Dil Kurumu Ödülü Yaralı Hayvan ile 1965-1966 Ankara Sanat Sevenler Derneği Ödülü, Kahvede Şenlik Var ile 1980 Yeditepe Şiir Ödülü, Şiirler ile 1980 ve 1987 Avni Dilligil Tiyatro Ödülleri, 1985 ENKA Öykü Ödülü “Vav’lar” ile 1990 Sedat Simavi Ödülü, 1990 Kültür Bakanlığı Tiyatro Onur Ödülü, 1992 Edebiyatçılar Derneği Onur Ödülü

Turgut BORALI (Sinema Sanatçısı 15.ölüm yıldönümü)

1923’de İstanbul’da doğup, 19.04.1994’de Bodrum’da ölen Turgut Boralı, Yeşilcam’a çok emeği geçmiş bir sanatçımızdır. 250’yi aşkın filmde oynadığı tahmin edilen Boralı daha çok yardımcı rollerde oynamıştır. Genellikle evde kahya, mahallede esnaftan biri veya aile babası rollerinde görünmüştür. Turgut Boralı, genellikle sevecen yapısı, güler yüzüyle sinemada hatırlanmaktadır. Rol aldığı bazı filmler şunlardır: “Keşanlı Ali Destanı”, “Şabaniye”, “Aslan Bacanak”, “Bulunmaz Uşak”,”Evcilik Oyunu”, “Gülermisin Ağlarmısın”, “Yaz Bekarı”, “Tamam mı Devam mı”,”Esir Hayat”, “Almanyalı Yarim”, “Düğün”, “Kezban Roma’da”, “Battı Balık” dır.

RESSAM Erol AKYAVAŞ (İstanbul,1932-20 Nisan 1999-10.ölüm yıldönümü)

İDGSA Mimarlık Bölümü’nü bitirdi. Çeşitli sanat merkezlerinde ( New York, Bremen, Stuttgart, Londra, Berlin, Paris) kişisel sergiler düzenlendi. 1960’ta bir yapıtı MOMA’ya (Museum of Modern Arts) girdi. Ayrıca Bremen ve Stuttgart müzelerinde resimlerine yer verildi.

Boya resimleri yanında, değişik araç – gereçlerle oluşturduğu çalışmaları ve özgünbaskı türündeki yapıtları bulunmaktadır.

Önceleri gerçeküstücü tekniğe yatkın olarak, mimari mekanların yer aldığı, derinlik kavramının öne çıktığı çalışmalar, özgün bir dizi oluştururken, daha sonra kavramsal çalışmalara yöneldi. Geleneksel hat ve minyatürlerden aldığı esinlerle gerçekleştirdiği yeni çalışmalarında, bu tür alıntıları, parça ve bütün bağlamında değerlendirmekte, kompozisyonun çatısını, kendi sanat anlayışının yönlendirici etkenleri ışığında kurmaktadır.

Türkiye’nin İlk Halı Müzesi (13 Nisan – 40. kuruluş yıldönümü)

Türkiye’nin ilk halı müzesi Sultanahmet Camisi Hünkâr Kasrı’nda 13 Nisan 1979 yılında ziyarete açılmıştır.

Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı olan Halı müzesi (Sultan Ahmet Camii Hünkâr Kasrı ) iki kattan ibaret olup alt katında giriş koridoru, üst kata çıkış rampası, üst katında ise üç adet oda yer almaktadır. Alt kat giriş holü ve rampada, büyük boyutlu halılar, üst katta odalarda ise küçük boyutlu halılar sergilenmektedir. Türkiye’de sadece halının sergilendiği tek müzedir. Müze koleksiyonunun, yüzyıllardan beri eski bir İslam geleneği ile camilere bağışlanan tarihi ve sanat değeri yüksek halıların toplanmasıyla oluşturulmuştur.

Halı müzesinde 448 adet halı bulunmaktadır. 62 Adet halı dönüşümlü olarak sergilenmektedir. Özgün Türk halılarının bulunduğu müzede çok nadir özellikte olan halılar sergilenmektedir. Çok zengin bir koleksiyona sahip olan müzede en erken tarihli halı XIV. Yüzyıl beylikler devri halısıdır. Sergilenen halılar arasında, XV. Yüzyıl erken Osmanlı Dönemi halıları, XVI. Ve XVII. Yüzyıl klasik devri halıları (Uşak halıları, Bergama, Konya ve kula Halıları) XVIII. Yüzyıl Kazak halısı, XVI. Yüzyıl İran halısı, Kafkas halıları, Türkmen halıları, XIX. Yüzyıl Yağcıbedir seccadesi bulunmaktadır. XIX. Yüzyıla ait Kula, Gördes, Konya, Lâdik ve Milas çevrelerine ait seccadeleri en nadide örnekleri sergilenmektedir.

Kurtdereli Mehmet PEHLİVAN (1864 -17 Nisan 1939-70.ölüm yıldönümü)

Kurtdereli Mehmet Pehlivan 1864 yılında Bulgaristan’ın Deliorman bölgesinde bulunan Razgrad’da doğdu. Daha sonra Balıkesir’e göç etti. 1,95 metre boyunda ve oldukça güçlü bir güreşçi olan Kurtdereli Mehmet Pehlivan, zamanının tüm ünlü güreşçileri ile güreşti. Fransa, Britanya, Hollanda ve Amerika gibi ülkelere seyahat etti ve bu ülkelerde yaptığı güreşlerde hiç yenilmeyerek efsane güreşçilerimizden biri oldu. Kurtdereli Mehmet Pehlivan 75 yaşında Balıkesir’de vefat etti.

http://www.kultur.gov.tr/TR/belge/1-79617/nisan.html

Yorum

Yorum

Kategori:N
Yorum (0)
Etiketler: , |

<< Yeni Biyografi | Eski Biyografi >>
Benzer Biyografiler
Yorum yapın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Görüntülenme: Tar?k ?im?ek= 120103, Boran Kaya= 111803, Mimar Sinan= 110494, Taner ?ener= 19539, Tar?k Grcan= 17410, Latife Saruhan= 16457, Sevim ?engl= 16047, nal Grel= 16039, Ali ?en= 15496, Ayd?n Babao?lu= 15441, Derya Arba?= 15413, Cumhuriyetin alt?n kad?nlar?= 15081, Ferdi Tayfur= 15074, Tarihdeki K?rkp?nar ba?pehlivanlar?= 14695, Mehmet ?brahim Kurt= 14608,

@Genel, Akademisyen, Devlet Siyaset, Edebiyat Tarih Sanat, İş adamı, Müzik, Olaylar, Sinema Tiyatro, Spor, Yazılı ve Görsel Basın,

Bu ay neler olmuş |iletişim | Biyografi öner | Bağış >>