Nezih Demirkent

Ölüm Nedeni: kalp krizi
Öleli tam: 21 yıl, 3 ay, 13 gün olmuş.
Öldügünde: 70 yaşındaydı.

M. Nezih Demirkent (1930, İstanbul – 12 Şubat 2001, İstanbul), Türk gazeteci.

Haydarpaşa Lisesi’nden, daha sonra ise İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Son Saat, Yeni Sabah, Yeni Gazete ve Hürriyet gazetelerinde çalıştı. 1981 yılında Dünya gazetesini satın aldı. İstanbul Gazeteciler cemiyeti, Gazeteciler Sosyal Yardım ve Emeklilik Vakfı Başkanlıkları görevlerinde bulundu. Evli ve bir çocuk babasıydı.

Adı, Haydarpaşa Lisesi’nin 600 kişilik konferans salonuna verilmiştir.

—————–
M. Nezih Demirkent 25 Eylül 1930’da İstanbuľ’da doğdu. Haydarpaşa Lisesi’ni ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren M. Nezih Demirkent iyi derecede Fransızca biliyordu. 21 Mayıs 1957’de Prof. Dr. Işın Demirkent ile evlendi. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğrenci derneklerinin yönetim kurullarında görev aldı Gazetecilik mesleğine 1950 yılında Son Saat Gazetesi’nde stajyer spor muhabiri olarak başladı. 1952 yılında başladığı Yeni Sabah Gazetesi’nde sırasıyla spor yazarlığı, spor sayfası yönetmenliği, yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1964 yılında, Türkiye’nin ilk ofset basım günlük yayın organı Yeni Gazete’nin yayın yönetmenliğini yürüttü. 1969’da Hürriyet Gazetesi’nde yönetici oldu, 1970-1981 yıllarında aynı gazetenin genel yayın yönetmenliği ve genel müdürlüğü görevlerinde bulundu. 1981 yılında Dünya Gazetesi’nin sahipliğini üstlendi, ölümüne kadar bu gazetenin başyazarlığını da sürdürdü.

Yaşamı boyunca spora çok önem veren M. Nezih Demirkent, Haydarpaşa Lisesi’nde basketbol, voleybol ve hentbol takımlarında; Moda Spor Kulübü’nün basketbol ve voleybol takımlarında oynadı. Moda Spor Kulübü’nde voleybol antrenörlüğü, 1956 yılında Güreş Federasyonu üyeliği yaptı. Moda Spor Kulübü’nün unutulmaz yöneticilerinden olan M. Nezih Demirkent, vefatından önce Moda Spor Kulübü Denetim Kurulu Başkanı idi. Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu ve ölümüne kadar bu görevi yürüttü. 1975 yılında faaliyete başlayan Türk Kalp Vakfı’nın kurucu üyelerinden olan M. Nezih Demirkent, 1991 yılında faaliyete geçen Haydarpaşa Eğitim Vakfı’nın da 5,5 sene yönetim kurulu başkanlığını üstlendi.

Türkiye Spor Yazarları Derneği kurucuları arasında yer alan M. Nezih Demirkent, 1982 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti başkanlığına geldi ve 10 yıl başkanlık yaptı. Bu arada Türkiye Gazete Sahipleri Sendikası’nda da bir dönem başkanlık görevini üstlendi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı sırasında Gazeteciler Sosyal Hizmetler ve Emeklilik Vakfi’nı yönetti. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti yayın organı “Bizim Gazete’nin aylık olarak yayınını başlattı. Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Hikmet Memduh Kızılağaç Huzurevi ile Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi projelerini gerçekleştirdi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti bünyesinde kurulan Basın Senatosu Başkanlığı görevini de üstlendi. İstanbul Sanayi Odası Meclis üyeliği yapan M. Nezih Demirkent, Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nden fahri doktora unvanı aldı. Basın yarışmalarında, güncel yazı ve araştırma dallarında sayısız başarı ödüllerine layık görüldü.

11 Şubat 2001 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

——————

NEZİH DEMİRKENT SON YAZISINDA NE DİYORDU?

Geçen hafta sonu bir yürek vurgunu ile Nezih Demirkent de aramızdan ayrıldı.

Sahibi olduğu Dünya gazetesinde her Salı günü medya üzerine bir makale yazar, hem son haberleri verir, hem de kitle iletişim araçlarının günümüzdeki yapısal sorunları üzerine düşüncelerini belirtirdi.

6 Şubat 2001 Salı günü bu konuda yazdığı yazdığı son yazı “Medyadan öğrenemedikleriniz internet sitelerinde yazılıyor” başlığını taşıyordu.

Bu önemli insanı, bu güvenilir yazarı, bu güzel dostu, yerim elverdiği ölçüde son yazısından alıntılar yaparak anmak istiyorum.

“Türkiye’de olup bitenleri öğrenme şansı kalmadı. Gazete ve televizyonlar sürekli haber çarpıtıyor, bazen sansür uyguluyorlar. Bazen ekranda gördükleriniz bile yanlış aktarılıyor. Çünkü medyanın kimseden korkusu yok. İstediğini yapabiliyor. Eğer bilgilenmek istiyorsanız belli internet sitelerini takip etmeniz gerekiyor. Henüz oralarda sansür yok, buna karşılık sansasyon var, hergün onlarca haber bu sitelerde veriliyor, meraklısı da izliyor.”

“Medyanın ekonomik darboğazda olduğu sırada aksi olamazdı. Yazılı basında tekelci yapı sonunda oluştu. Sabah Grubu dağıtım şirketi Birleşik Dağıtım’ın faaliyetine son verdi, zaten zorla yaşıyordu. Sabah Grubu da Yay-Sat aracılığıyla dağıtılmaya başladı ve bunun sonucu Bir-Yay’ın fazla anlamı kalmadı. Halen Star Grubu dışında kalan tüm gazete ve dergileri Yay-Sat dağıtıyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, Aydın Doğan ve arkadaşları herhangi bir yönlendirmede bulunmuyorlar. Satan kazanıyor, parasını alıyor. İlerisi için bazı endişeler olsa da başka çözüm görünmüyor…”

“… Gazetelerin büyük bölümü tek merkezli yönetim altına girince hükümetle iyi diyalog kurmak zorunlu oldu. ‘Sabah Ecevit’in sağ kolu Hüsamettin Özkan’ın gazetesi haline geldi’ deniliyor. Milliyet’te Fikret Bila’nın Ecevit’in sözcüsü kimliği kazadığı yazılıyor ve olaylarda taraf olmak kurallaştırılıyor. Buna TRT de katıldı. Meclis televizyonunun kapatılması dönüşüm sırasına geldi, verilen haberlerde devlete değil, hükümete öncelik tanınır oldu…”

“… Tek merkezden yönetilen ve taraflı yayıncılığa önem verilen medya dünyasında toplam gazete satışları dört milyonun altında. Televizyonlar izlenmiyor, halkın tepkileri sıkça görülüyor ve biz çalışanlar, bunların hiçbirini önemsemiyoruz. Çünkü önyargılıyız, bize birşey olmaz diyerek kendimizi teselli ediyoruz. Sermaye grupları arasındaki kavgalar sona erdi ve şimdi gazeteciler birbirlerini suçlayarak yok ediyorlar. Bu gidişe karşı çıkılması düşünülmeli. Saygın medya herkese gerekli, güçlü medya gücünü devlete verdiği destekten veya ekonomik güçten değil, halktan alır. Çalışanların bunları bilmesinde yarar var. Kaldı ki; bu düzenin uzun ömürlü olmayacağı görüldü. Mesleği kendi çıkarları doğrultusunda sonuna kadar kullanmak isteyenler kaybetti, mutluluğu bankacılıkta görenler sanık oldu, koca kurumlar sallanmaya başladı ve arınma dönemi henüz bitmedi. Mesleğin kurallarına saygı duyulursa, meslekte başarılı işlere imza atılır, ondan ötesi kısa ömürlü olur. Bunu hergün görüyoruz. İsterseniz internet sitelerini izlemeye devam ediniz. Çünkü herşeyi yazmak mümkün olmuyor.”

Evet, sevgili Nezih Demirkent son yazısında medya konusunda bunları söylüyordu.

Sevgili Nezih Bey, son uykunu ışıklar içinde uyu, dilerim, zamanla medyada işler, senin bıraktığın yerden de daha kötüye gitmez.

Yokluğunu hissedeceğiz

Nezih Demirkent ne zaman ve neden öldü?
Nezih Demirkent Ölüm nedeni?
Nezih Demirkent kaç yaşında öldü?
Nezih Demirkent nereli?
Nezih Demirkent Nerede doğdu?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.