Orhan Boran - Kimdir? Biyografisi? Ölüm Tarihi? Doğum Tarihi? Nereli?
Orhan Boran nereli? Doğum Tarihi? Ölüm Tarihi?

Orhan Boran

Doğum Tarihi: 30.06.1928
Ölüm Tarihi: 26.05.2012
Öldügünde 83 yaşındaydı.
Öleli tam: 8 yıl, 1 ay, 9 gün olmuş.

Doğum Yeri: İstanbul

Orhan Boran (d. 30 Haziran 1928, İstanbul - ö. 26 Mayıs 2012, İstanbul), Türk radyo ve televizyon sunucusu ve aktör.1960lı yıllardan itibaren, gece kulüplerinde Ayaküstü Gırgırı adıyla Türkiyede ilk stand-up geleneğini başlatan ünlü mizah ustasıdır. Televizyonun henüz olmadığı radyolu günlerde, mükemmel Türkçesiyle kibar esprileri, unutulmaz pürüzsüz sesi, nezaketi ve beyefendiliğiyle tanınmıştır. Sivas Kongresinde Mustafa Kemale hitaben yaptığı Mandaya karşı oluş konuşmasıyla meşhur olan askeri doktor Hikmet Boranın oğlu olup, Güler Boranla evlidir.Yaşamı [değiştir]Edremit Cumhuriyet İlkokulunu bitirdikten sonra 1938 yılında yatılı olarak Galatasaray Lisesine girdi. İlk sahne deneyimini Galatasaray Lisesinde okurken, İstanbul Şehir Tiyatrolarında rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral tarafından Molyer’in bir oyununda oynamak üzere seçildiğinde yaşadı.1944 yılında babası Hikmet Boranı kaybetti. 1946 yılında Galatasaray Lisesinden mezun oldu ve Türkoloji Fakültesine yazıldı. Fakat para kazanması lazımdı. Aynı yıl, Necdet Mahfi Ayral, kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. İstanbul Şehir Tiyatrolarında işe başladı ve Vasfi Rıza Zobunun talebi üzerine, birlikte oyunlar sergilediler. 17 civarında oyunda rol aldı.Bir Fransız gurubuna yaptığı tercümanlık sonrası bu guruptan aldığı bir teklif üzerine, Paris, "Théâtre des Mathurins" Tiyatrosunda bir yıl kadar staj yaptı. Fakat tiyatroculuğa ısınamadı. Burada bazı sahne sanatçılarının esprili konuşmalar yaparak halkı güldürmesinden esinlendi, ülkesine döndüğünde değerlendirmeyi tasarladı.En çok radyoya ilgi duyuyordu. Harbiyedeki 4 katlı bina olan İstanbul Radyoevinin açılmasından itibaren[1], (1949 - 1950 yılları arasında) okumakta olduğu Türkoloji Fakültesini 3. sınıftan terk edip, Ekrem Reşit Reyin asistanı olarak girdiği memuriyet hayatında, temsil yayınları rejisörlüğü yaptı. O güne kadar düşünülmemiş olan; kamyonu Taksimde durdurup insanları konuşturmak gibi yenilikler getirdiği pek çok programın yayınlanmasını kabul ettirdi.Orhan Boranın, 1950 yılında, Elmadağda açılan Kervansaray gece kulübünde, sanatçıların sahne sırasını organize etmek üzere bir ek iş kabul etmesi sorun yarattı. İstanbul Radyosu yönetimi, kendi kadrosunda bulunan bir sanatçının barda çalışmasını hoş karşılamayınca, Orhan Boran, çok sevdiği radyodan ayrılmak zorunda kaldı.Yeni işinde Paris, "Théâtre des Mathurins" tiyatrosundan edindiği tecrübelerle, yapmış olduğu anonslara, esprilerle renk katması çok beğenildi ve kısa süreli, esprili sohbetler yapması teklif edildi. Her geçen gün daha da beğenilen bu programlar, Orhan Boranın deyimiyle "Ayaküstü gırgır", bugünün stand-up sanatının Türkiyede başlamasına vesile oldu. Aynı zamanda bir firma reklamı olan "11 soru bilgi yarışması" programını yaptı.1956 yılında BBCnin açmış olduğu sınavı, 220 kişi arasından birincilikle kazanarak Londraya gitti. Dünya Gazetesinin Londra muhabirliğini üstlendi. BBC Türkçe Servisinde pek çok program yaptı, haber okudu. 17 Şubat 1959da, içinde Adnan Menderesin de bulunduğu uçağın, Londra’nın 40 kilometre güneyindeki Gatwick Havaalanı civarında, iniş sırasında düştüğünü dünyaya ilk duyuran Orhan Boran oldu. Muhabirlikteki başarısı onu, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde önemli bir yere getirdi ve 25 yıllık yazarlık hayatının başlangıcına vesile oldu.4 yıl kaldığı İngiltereden, yakın dostu Şakir Eczacıbaşının kendisini çağırması sonucu Türkiyeye döndü. Firmaların ve bankaların bilgi yarışması programlarına yeniden başladı. Bu arada "Yuki" fikrini buldu. "Yuki" halk tarafından o kadar tutuldu ki, bir program olmaktan çıkıp bir fenomen oldu.Sahne hayatını 1980 yılına kadar sürdüren Orhan Boran, televizyonlu günlerde de, elinde meşhur kocaman beyaz mendiliyle ekranlardaydı. TRTde çalışmasının yanı sıra televizyonun da yıldızlarından oldu, reklam filmlerinde oynadı. Şan Tiyatrosunda sahnelenen "Müzikal Kahkaha" adını verdiği oyunla şovlarına veda etti. Gazeteciliğe ağırlık verdi ve ülkenin önde gelen gazetelerinde yazarlık, kendi deyimiyle "Kalem işçiliği" yaparak hayatını sürdürdü. 1994te Show TVde yayınlanan Şansını Dene yarışmasında yarışmacı olarak görev aldı.2002 yılında yakalandığı kolon kanseri sebebiyle iki defa ameliyat geçirdi. "Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum. Öleceksem insan gibi bu halimle öleyim. Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum. Hayranlarım beni hep bu halimle hatırlayacak, saçları dökülmüş olarak değil!" diyerek kemoterapi tedavisini reddetti.10 Haziran 2005de, Beşiktaş Kültür Merkezinin (BKM), "Orhan Boran Show" adıyla Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu nda organize ettiği jübilede, 59 yıl emek verdiği meslek hayatına ve 25 yıl uzak kaldığı sahneye veda etmek üzere son kez sahne aldı.26 Mayıs 2012de hayata gözlerini yumdu.Hayalî tiplemeleri [değiştir]Yuki [değiştir]Orhan Boran İngilterede çalıştığı yıllarda, bir stüdyo çalışması sırasında, teknisyenin bant kaydını zaman kazanmak amacıyla hızlı geçmesi sonucu, konuşma seslerinin hızlı ve ince çıkmış olması, stüdyoda bulunan İngilizleri güldürmüştü. Bu olay onda ilham yaratmış ve "Hiç Türkçe bilmeyenler anlamadan bu kadar gülerse, kim bilir Türkiyede ne kadar gülerler!" diye düşündürmüştü.İlk defa 1959 Nisanında bir pazar sabahı İstanbul Radyosunda dinleyicilere "Yuki" adıyla; ismi de tiplemesi kadar şirin, garip bir hayali yaratık tanıttı Orhan Boran. Türkiyede 1960ların unutulmaz radyo kahramanı haline gelen "Yuki", hızla dönen banttaki konuşma sesinden ibaretti. Bu sesi çıkaran mahluk, ne çocuk, ne büyük, ne insandı. Orhan Boranın tanıttığı şekliyle; Brezilya ormanlarında yaşayan, nesli tükenmiş bir aileden, tavşan kulaklı, sincap kuyruklu, kazma dişli, zeki bir yaratıktı. Orhan Boranla sohbet ederler, Yuki nin yaşadığı, komik, heyecanlı, gerçek dışı olaylardan, gündelik sorunlardan bahsederler, kimi zaman da ahlaki değerleri gündeme getirirlerdi. Zaman zaman Yuki, şakanın ölçüsünü kaçırır, Orhan Borandan güya bir tokat yer, "Viiik!" diye kısa bir çığlık atardı. Çocuk, büyük herkesi 14 yıl boyunca radyo başında tutmayı başarmıştı Yuki[2].Şu bizim kayınbirader [değiştir]Kayınbirader tiplemesi; Yuki den farklı olarak, karşılıklı sohbet ettiği bir varlık değildi. Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi. Bu kayınbirader, zaman zaman çok zeki ve şaşırtıcı, zaman zaman da çok saf ve salakça davranan bir tiplemeydi. Bazen de sohbetlerine "Şu bizim kayınbirader dün bana dedi ki..." diye başlar; işin içine biraz da kaynanasını katarak, radyo başındaki insanları gülmekten kırar geçirirdi.Kitapları [değiştir]Leyleğin Ömrü (Anı)[3]https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Boranhttps://www.hurriyet.com.tr/magazin/magazinhatti/20632829.asphttps://video.cnnturk.com/2012/saglik/2/19/orhan-boran-icin-omur-boyu-kan-ihtiyaci

Ölüm nedeni: kolon kanseri | E

Kategori: Sinema Tiyatro

Rastgele Profil: Muammer Aksoy, Ahmet İhsan Bahçıvangil, Kösem Sultan , Mahmud Esad Coşan, Onur Bayraktar, Sadi Koçaş, Sevgi Soysal, Ayşe Leyla Gencer,

PAYLAS:          



Posta Kutuma Gelsin

#unutmayacağız Özetini, HER GÜN, ücretsiz almak, son dakika olaylarından, yeniliklerden haberdar olmak ister misin? Posta Kutusunu Ücretsiz kaydol ve gelişmeleri takip et ...!