Sabahaddin Volkan

Ölüm Nedeni: Istanbul
Öleli tam: 35 yıl, 2 ay, 12 gün olmuş.
Öldügünde: 80 yaşındaydı.

22 Şubat 1901 tarihinde İstanbul’un Fatih Fethiyesin’de doğdu. Pederi, doğduğu semtin ismine izafeten Fethiyeli Ali Haydar Bey adıyla maruf ve muhitinde pek ziyade sevilen ve sayılan fukara babası bir insandı. Ticaretle iştigal ederdi. Annesi ise Seyyid Abdülkadir Geylanî Hazretleri soyundan, Emine Mürşide Hanımdı. Çocukluğu ve tahsil devresine isabet eden yılları, bugün, Yavuz Sultan Selim diye adlandırılmış olan, Fatih’in O en güzel semtinde geçti. İstanbul’un Fatih semtinde Fethiye Mahallesinde dünyaya geldi. Babası, Fethiyeli Ali Haydar Bey diye bilinen ve herkes tarafından pek sevilen ve sayılan fukara babası bir insandır. Annesi ise Seyyid Abdülkadir Geylanî Hazretlerinin soyundan gelen, Emine Mürşide Hanım’dır. Çocukluğu ve tahsil yılları, doğduğu semtte geçti. İstanbul’un işgali onun çocukluk yıllarına rastlar. Henüz pek küçük yaşlarında, tek telli bir keman çalmaya başladı. Altı-yedi yaşlarında iken, zamanın kalburüstü musıki üstatlarını da yine o muhitte tanıdı. Onların meclislerine devam ederek klasik eserleri meşk etti. Bu kıymetli musıkişinaslar arasında Büyük Hafız Kemal, Hafız Sâmi, Hafız Cemal, Hafız Veysi, Hafız Ali Rıza, Hanende Fethiyeli Nezîh, Çırçırlı Bestekâr Kâzım ve Çarşambalı Kanuni İzzeddin beyler sayılabilir. 1921 senesinden sonra, Göztepe’ye taşındıktan sonra, Hilal Spor Kulübü’nde arkadaşlar arasında tesis ettikleri Musıki Kolunda, Sultan Abdülhamid devrinin, meşhur musıkişinas ve hanendelerinden Beylerbeyli Alyanak Ahmed Bey’den istifade etti. Daha sonraları bu topluluğa, bir müddet için büyük ud üstadı Nâil Ökte Bey de hocalık etti. Sabahattin Bey, Nâil Ökte Bey’in, irfan sofrasından da dört beş sene kadar hususi bir şekilde feyz aldı. Aynı yıllarda Eyyûbî Bestekâr Mustafa Sunar Bey’in Musıki Cemiyetine de devam ediyordu. Rebâba karşı büyük sevdası o yıllarda alevlendi. Bu sazı büyük bir ustalıkla çalması yanında, dinleyenlere hissettirdikleri tarife gelmezdi.

Sabahattin Bey, 1952’den itibaren uzun yıllar İstanbul Radyosu’nda programlar yaptı. Birçok musıki toplantısına iştirak ederek sazı ile revnak verdi. Maalesef sayısız icralarından pek azı günümüze gelebilmiştir. Sabahattin Bey, 10 Mart 1989 tarihinde vefat etti.

Şairliği de olan Sabahattin Bey şiirlerini Ömürden Sesler ve Koydan Akseden Şarkı adlı kitaplarında topladı. Sabahattin Bey’in gerek ilahi gerek şarkı formunda birçok bestesi vardır. Bestelerinden 26 tanesi tespit edilebilmiştir.

ESERLERİ (Şiir):
Ömürden Sesler (1939)
Koydan Akseden Şarkı: 1925-1987 (1987).

Sabahattin Volkan Besteleri (10 Eser)
Makam Sarki Adi Guftekar Form Usul
Rast Aşkın o büyük dâvetini duy da nihâyet Sabâhattin Volkan Şarkı Yürük Semâî
Rast Bahar erdi gönüllere Sabâhattin Volkan Şarkı Curcuna
Nihâvend Bir ömre bedel bir gecemiz var hâtıramızda Meçhul Şarkı Yürük Semâî
Mâhûr Ey yüzü mâh gamzelerin aldı kararım Sabâhattin Volkan Şarkı Yürük Semâî
Hicâz Sazımda benim gözyaşımın selleri vardır Sabâhattin Volkan Şarkı Yürük Semâî
Acem Aşîrân Sevdim seni ben âh güzelim aşkına düştüm Sabâhattin Volkan Şarkı Aksak
Nihâvend Solmaz bilirim ravza-i hüsnündeki güller Meçhul Şarkı Yürük Semâî
Rast Ey serv-i hırâman çeşmime nûr oldu cemâlin Sabâhattin Volkan Şarkı Aksak
Rast Ey kaşı-keman işvelerin nârına yandım Meçhul Şarkı Yürük Semâî
Nihâvend Ezelden gül çağını besteleyen bülbüle Meçhul Şarkı Semâî

—————————-

22 Şubat 1909 tarihinde İstanbul’un Fâtih semtinde Fethiye Mahallesinde dünyâya geldi. Babası, Fethiyeli Ali Haydar Bey diye bilinen ve herkes tarafından pek sevilen ve sayılan fukara babası bir insandı. Annesi ise Seyyid Abdülkadir Geylanî Hazretlerinin soyundan gelen, Emine Mürşide Hanım’dır. Çocukluğu ve tahsil yılları, doğduğu semtde geçdi. İstanbul’un işgâli O’nun çocukluk yıllarına rastlar. İşgal yıllarından kalan şu hâtırası pek mânidârdır :
7-8 yaşlarında bir çocukdum. O tarihde Fâtih semtinde oturuyorduk. Düşman askerleri İstanbul sokaklarında gece-gündüz devriye geziyorlardı. Bugünkü Fâtih otobüs durağından aşağıya doğru dik bir yokuş iniyordu. Bu yokuş başında benden iki-üç yaş büyük arkadaşımla birlikteydim ki, aşağıdan bir kadın çığlığı işittik. İki Fransız askeri çarşaf giymiş genç bir kadının peçesini açmaya çalışıyorlardı. Bir anda aynı şeyi düşünmüş gibi arkadaşımla aşağıya koşmaya başladık. Ben ve arkadaşım kadının iki yanından hızla geçerek askerlerin onu bırakmasını ve uzaklaşmasını sağladık. Düşman askerlerinin elinden kurtulan kadın, sokağın kenarındaki evlerden açılan kapılardan birine sığındı. Ertesi sabah tam kadına sarkıntılık yapılan yerde iki Fransız askeri ölü bulunmuşdu
Henüz pek küçük yaşlarında, tek telli bir keman çalmaya başladı. Altı-yedi yaşlarıında iken, zamânın kalburüstü mûsıkî üstâdlarını da yine o muhitde tanıdı. Onların meclislerine devâm ederek klasik eserleri meşketti. Bu kıymetli mûsıkîşinâslar arasında Büyük Hâfız Kemal, Hâfız Sâmi, Hâfız Cemal, Hâfız Veysi, Hâfız Ali Rıza, Hânende Fethiyeli Nezîh, Çırçırlı Bestekar Kâzım ve Çarşambalı Kanuni İzzeddin beyler sayılabilir.

1921 senesinden sonra, Göztepe’ye taşındıkdan sonra, Hilal Spor Kulübü’nde arkadaşlar arasında tesis ettikleri Mûsıkî Kolunda, Sultan Abdülhamid devrinin, meşhur mûsıkîşinâs ve hânendelerinden Beylerbeyli Alyanak Ahmed Bey’den istifâde etti. Daha sonraları bu topluluğa, bir müddet için büyük ud üstâdı Nâil Ökte Bey de hocalık etti. Sabahaddin Bey, Nâil Ökte Bey’in, irfân sofrasından da dört beş sene kadar husûsî bir şekilde feyz aldı. Aynı yıllarda Eyyûbî Bestekâr Mustafa Sunar Bey’in Mûsıkî Cemiyetine de devâm ediyordu. İşte rebâba karşı büyük sevdası o yıllarda alevlendi. Bu sazı büyük bir ustalıkla çalması yanında, dinleyenlere hissettirdikleri tarife gelmezdi. Hazret-i Mevlânâ için düzenlenen ihtifallerden biri için Konya’da bulunduğu sırada yaşanan şu hâdise buna güzel bir örnekdir. Kendisi anlatıyor :
Otelin bekleme salonunda dinleniyorduk. Kalabalık salonda çeşitli şehirlerden gelen Türklerden başka, ecnebî turistler de vardı. Yakınımızda Türkçe’yi bilen ve Mevlana hayranı turist grubu ve Türk misafirlerle aramızda dînî bir sohbet başladı. Söz Peygamber Efendimizin ümmî oluşuna gelince, Türklerden bir genç bunu câhillikle bir tutan sözler sarfetti. Efendimizi kendi vatandaşlarımızın dahi yeterince tanımadığına son derece üzülmüş, bu yanlışı düzeltecekken, turist hanım benden önce atıldı. Efendimizin ümmîliğinin câhillikle ilgisi bulunmadığını heyecanla açıkladı. Onun heyecan ve sevgiyle konuşmasından öylesine doldum, öylesine etkilendim ki, ellerim gayrı ihtiyârî yanımda duran rebâbıma uzandı. Dakîkalarca çaldım, çaldım. Rebâbı bırakdığımda, beni gözyaşlarıyla dinleyen turist hanım, “Bu sâdece müzik değil, bu sâdece müzik değil” diyerek hayranlığını belirtti.
Sabahaddin Bey, 1952’den itibaren uzun yıllar İstanbul Radyosunda programlar yaptı. Bir çok mûsıkî toplantılarına iştirâk ederek, sazı ile revnâk verdi. Maalesef sayısız icrâlarından pek azı günümüze gelebilmişdir.

Şâirliği de olan Sabahaddin Bey şiirlerini “Ömürden Sesler” ve “Koydan Akseden Şarkı” adlı kitaplarında topladı.

Sabahaddin Bey’in gerek ilâhi gerek şarkı formunda bir çok besteleri de vardır. Bestelerinden tesbît edilebilenler yirmi altı eserdir.

Sabahaddin Bey, 10 Mart 1989 târihinde vefât etti. Rûhu şâd olsun.

Sabahaddin Volkan için yapılan aramalar

Sabahaddin Volkan, Sabahaddin Volkan biyografi, Sabahaddin Volkan hayatı, Sabahaddin Volkan özgeçmişi, Sabahaddin Volkan hakkında, Sabahaddin Volkan doğum yeri, Sabahaddin Volkan fotoğraf, Sabahaddin Volkan video, Sabahaddin Volkan resim, Sabahaddin Volkan kimdir?, Sabahaddin Volkan kaç yaşında?, Sabahaddin Volkan kaç yaşında öldü? Sabahaddin Volkan nereli, Sabahaddin Volkan memleketi Sabahaddin Volkan ne zaman ve neden öldü? Sabahaddin Volkan Ölüm nedeni?

Twitter'de ara: Sabahaddin Volkan
Google'de ara: Sabahaddin Volkan